Donghae benim oda arkadasimdi ve gribe yenilmek icin bu haftayi bulmustu ve ozellikle de bugunu. Bu nedenle de adini daha once hic duymadigim bir multimilyoner is adamiyla okul gazetesi icin sozlestigi roportaja gidemeyecekti. Boylece ben gonullu edilmistim. Ineklemem gereken sinavlarim ve ogleden sonra gidip calismam gereken bir isim vardi halbu ki. Choi Sirketler Grubu'nun CEO'su ile roportaj icin Seoul'e 3 saatlik bir yol kat etmem gerekecekti. CEO Choi, ayni zamanda okulumuzun en onemli bagiscisiydi ve mezuniyetimizde diplomalarimizi onun elinden alacaktik. Bu nedenle bu Donghae icin onemli bir roportajdan ote buyuk bir basari idi.
Donghae oturma odansindaki kanepeye kivrilmis, baygin bakan gozleriyle benim evin icindeki kosusturmami seyrediyordu. Hastalikli cirlak sesiyle, "Kyu, cok uzgunum seni mecbur ettigim icin; ama bu gelecekteki kariyerim icin de cok buyuk bir adim olucak. Adamdan randevuyu koparmam 6 ayimi aldi, simdi erteleyecek olsam, bir alti ay daha buna ugrasmam gerekecekti. Yalvaririm beni affet." Bunu nasil basariyordu bilmiyorum. hastayken bile cok yakisikli gorunuyordu. Her zaman bebek gibi bakan kahverengi gozleriyle beni cok kolay ikna edebiliyordu.
"Sorun degil, sana kizgin degilim. Bu yuzden affedecek bir sey yok. Ilaclarini almalisin."
"Ictim coktan, tesekkur ederim... Her sey icin..."
"Rica ederim. Dolaba senin icin corba hazirlayip koydum. Lutfen icmeyi imal etme."
"Tamam. Kyu, al iste burda ses kayit cihazi; kayit dugmesine basman yeterli ve soracagin sorularin yazili oldugu dosya."
"Ok. Baska bir sey var mi?"
"Hayir, Kyu, tekrar cok tesekkur ederim."
"Hadi ciktim ben."
Kendi kulustur arabam yerine, Donghae, rahat ve hizli bir sekilde gidip gelmem icin kendi Audi A5'ini bana vermisti. Busan'dan Seoul'e ilerlerken yollar acikti ve 2 ye kadar Seoul'de olmam gerektigi icin rahatca yetisebilecegimi umuyordum. Donghae'nin son model arabasiyla yolculuk etmek eglenceliydi; ozellikle de gazi koklediginizde yollar akip giderken.
Son durak Bay Choi'nin kuresel sirketinin merkez binasiydi. Her mimarin hayalini susleyen 35 katli her tarafi celik ve camdan olusan is merkezinin girisinde kum tasindan bir sutunda parlak harflerle CHOI CORP. yaziyordu. Oraya vardigimda saat ikuye ceyrak vardi; devasa -ve samimi olmam gerekirse sinir bozucu- cam, celik ve siyaah cimstone granit tasi lobiye adim atarken gec kalmadigim icin derin bir oh cektim.
Saglam granit masanin arkasindan cok cekici, bakimli, esmer bir kadin bana gulumsedi. Uzerinde gordugum en sik krem rengi ceket ve pembe gomlek vardi. Kusursuz gorunuyordu.
"Bay Choi'yi gormeye geldim. Lee Donghae adina Cho Kyuhyun."
"Bir saniye, lutfen, bay Cho." Ben sikilgan bir tavirla karsisinda dikilirken kasini kaldirdi. Lacivert ceketim yerine Hae'nin spor ceketlerinden birini giymedigime pisman olmaya basliyordum. Yine de sik giyindigimi dusunuyordum. Kadin sinirimi bozamiyormus gibi gorunmeye calisarak, kaslarimi catip etrafa bakindim.
"Bay Cho, lutfen suraya imza atin, Bay Choi sizi bekliyorlar. Lutfen soldan en sondaki asansore binip oturbesinci kata cikin." diye kibarca emir vererek beni yonlendirdi. Elimde, uzerinde "Ziyaretci" yazan guvenlik kartiyla guzel esmere zoraki bir gulumseme atip arkami dondum. Bir kart beni bu kadar acikca ifade edemezdi, o kadar belliydi ki bir "Ziyaretci" oldugum ve buraya hic uyum saglamadigim. Asansore ilerlerken benden daha bakimli ve cok daha sik iki guvenlik gorevlisinin yanindan gectim. Asansor 35. kata geldiginde yine kendimi kocaman ve yine siyah granitten zemini olan bir lobide buldum. Etrafa saskin saskin bakarken; bir onceki kadar esmer ve guzel bir kadin beni selamlayarak karsiladi. "Bay Cho, Bay Choi birazdan sizinle gorusecek, ben ceketinizi alayim." Alel acele ayni zamanda da panik hareketlerle ceketimi cikardim. "Lutfen oturup, keyfinize bakin." dedi ceketimi gotururken. Koridorun sonunda bir kapi acildi ve yeni bir esmer kadin ortaya cikti.
"Hosgeldiniz, Bay Lee."
"Cho Kyuhyun. Bay Lee adina ben geldim."
"Benim hatam, oysa ki bilge verilmisti. Bir sey icmek ister misiniz?"
"Su, lutfen."
"JinHye, lutfen Bay Cho icin su getir." az once ceketimi alan esmer masasindan firlayip koridorda bir kapinin arkasinda kayboldu. Esmerin gelmesini beklerken etrafi incelemeye koyuldum. Oturdugum yerin karsisinda en az yirmi sandalyeli bir masanin oldugu kocaman bir toplanti odasi, onun da caminin disinda muhtesem Seoul manzarasi vardi. Vay canina.
Lanet olasi Donghae, neden bana bu adamla ilgili ufak da olsa bilgi vermemisti. Hakkinda hicbir sey bilmedigim bir adamla nasil roportaj yapacaktim. Elimdeki bir kac sorudan baska hicbir sey yoktu. Neyse zaten buraya kendim icin gelmemistim, sorulari soracak, cevaplari kaydedecek ve gidecektim. Ben boyle kendi kendime konusurken Bay Choi'nin odasinin kapisi acildi ve iceriden siyah sacli, uzun boylu, keskin ifadeli yakisikli bir adam cikti.
Kapiyi kapatmadan bir anda iceri dondu, "Aksam basketbol, Choi?"
Ben cevabi duyamamistim ama genc adam duymus olacak yarim bir gulumsemeyle iceriyi selamlayip kapiyi kapatti. Yanimdan gecerken de "Iyi gunler, hanimlar" dedi ve asansore ilerledi. Esmerlerden ust kademede olan "Bay Choi simdi sizi gorecek, Bay Cho, iceri girebilirsiniz." Titrek hareketlerle notlarimi alip acik duran kapiya dogru yurudum, tam iceri adim atarken kendi ayagima takilip yuz ustu, adamin ofisine serildim.
Kahretsin! Ben ve iki sag ayagim! Bay Choi'nin ofisinde dizlerimin uzerine toparlanmis tam ayaga kalkacakken, bir el bana yardimci olmak icin uzandi, tuttum, kadar utanmistim ki. Basimi kaldirip yuzune bakmam icin kendimi zorladim. Aman Tanrim! Adam cok gencti.
"Bay Lee." diyerek elini bana uzatti, parmaklari uzundu, ellerinin damarlari gorunuyordu. Cok erkeksi; ama bir o kadar da bakimli ve yumusakti elleri. "Adim Choi Siwon. Iyi misiniz? Biraz dinlenmek ister misiniz."
Cok genc... Ve cekiciydi, hem de cok cekici. Uzun boyluydu, uzerinde cok sik siyah bir takim, beyaz bir gomlek ve yine siyah bir kravati ile siyah saclari ve bana isil isil bakan yogun kahve gozleri vardi. Bense ona cevap verebilmek icin sesimi ariyordum. Eger bu adam yirmili yaslarinda degilse ben de kesinlikle bir maymunun amcasiydim. Aptal aptaal yuzune bakarak elimi uzattim ve el sikistik. Parmaklarimiz temas edince, vucudumdan elektrik akimi gecmis gibi urperdim.
"Bay Lee rahatsizlandigi icin beni gonderdi. Umarim sizin icin bir sakincasi yoktur, Bay Choi."
"Ve adiniz?" dedi. Sesi sicacikti ve biraz da benimle alay eder gibi ilgili gorunuyordu. Her seyden ote cok kibardi.
"Cho Kyuhyun. Hae ile birlikte... Donghae ile yani Bay Lee Donghae ile birlikte PNU'da Ingiliz Dili ve Edebiyati okuyorum."
"Anliyorum." demekle yetindi, hafifce gulumsuyordu, "Oturmak ister misiniz?" diye ekledi; uzun deri bir kanepeyi isaret ederek.
Ofisi bir kisi icin fazlasiyla buyuktu, masasinin arkasi tamamen camdan olusuyordu ve neredeyse tum Seoul merkezine hakimdi. ofisin bir tarafinda yien buyuk sayilabilecek bir toplanti masasi vardi, Karsi duvarda ise bir yildiz olusturacak sekilde dizayn edilmis onlarca kucuk resim vardi. Bu fikri begenmis ve harika resimlere dalip gitmistim. Bakismalarimi yakalayan Bay Choi, "Kendi calismalarim." dedi.
Dikkatim kendisi ve resimler yuzunden dagilmis halde, "Cok hoslar, fazlasiyla da siradisi."
Karsimda bir koltuga kurulmus, bacak bacak uzerine atmis ve bir elinin isaret parmagini dudaklarinin uzerinde dolastiriyordu. diger eli ise dizinin uzerinde idi. Kibar bir gulumsemeyle beni izlerken bu adamin Adonis'in gunumuzdeki yansimasi olabilecegini dusunmekten kendimi alamadim. Gulumserken iki yanaginda da beliren gamzeleri... Kendine gel Kyu. Kendimi icine dustugum dipsiz ve sapikca duygulardan geri cekip, kulaklarim kizarmis bir vaziyette cantamdan notlari ve kayit cihazini cikarmaya koyuldum.
...
_____
not: ilk uc bolum bir kitaptan neredeyse birebir c(alinti)dir ve olacaktir. Hikayenin baslangicindan cok etkilendigim icin boyle yazdim. Biraz kolaya kacmak gibi oldu ama ilerleyen bolumlerde ben bizzat kendim konunun tek hakimi olacagim.
İçeriye dönüp Basketbol teklifinde bulunan o adam Daniel olamaz değil mi laaağn? Havada uçan sinek dişi diye selam veren birinin güzel asistanlara seslenmesi ooow yoooğ?
ReplyDeleteHikaye yalan oldu mu sana ^^ gideyimde yeni bölüm okuyayım
ebet Daniel....
ReplyDeletedaha Daniel'i cok goreceksin burda hanim.... ama once Tradianen'i 10. bolume getirmem lazim