Friday, July 19, 2013

Tradianen (Part-4)

"BUNA NASIL CURET EDERSIN!" patlayan bir volkanin gurultusu kadar yuksekti sesi. Bu heybetli korku seli karsinda kafasini yere egdi ve titreyerek gozlerini yumdu.
"DAHA ILK ISINDI VE SEN YUZUNE GOZUNE BULASTIRDIN! GOREV ARKADASLARINLA GEREKSIZ REKABETE GIRMEMEYI OGRENECEGIN ZAMANA DEK AVCILIKTAN ALINDIN!"

"Ama Pro..." gozleri dolmustu ve sesi titriyordu. Kimdi Pro'ya bu bilgiyi veren? Icini karsisındaki adama karsi duydugu korkuyu bastiracak kadar guclu bir hirs dalgasi kaplamaya basladi.

"Simdi cik disari ve Chanyeol'un avini bekle." artik sesi daha sakindi.

"Bu bilgiyi sana kim getirdi?" Kafasini yerden kaldirip alev alev gozleriyle sordu bu soruyu.

"Benim bunlari ogrenmek icin birine ihtiyacim yok. Sen beni nasil sorgulayabilirsin?" yeniden hiddetlenmeye baslamisti.

"Tabi oyledir." dedi kisik bir sesle ve hizlica arkasini donup kapidan cikti. Tradianen'in koridorunda hizli hizli burnundan soluyarak odasina dogru yol alirken sinirden bir yerleri yumruklamamak icin kendini zor tuttu. Odasina girip kapisini kapatinca kukrer gibi isyan etti. "AAAARRGGHHHH!!!"
Elbette odaya ilk dalan Chen oldu. "Kai, iyi misin?" temkinli ama soran gozlerle karsisinda sinirden odanin icinde bir orda bir burda belirip yok olan Kai'yi izliyordu.

"Kai gucunu kontrol etmelisin! Kai!" Chen bagirinca Kai bir an durdu.

"Yok bir sey iyiyim ben. Cikar misin yalniz kalmak istiyorum."

"Neyin var?"

"CHEN CIKAR MISIN!"

Chen agzini acti, bir sey soyleyecek gibi oldu; fakat sessiz kalip odadan cikti ve Tradianen'in ortak salonuna gecti. Iceridekiler Chen'den bir seyler soylemesini bekler gibi gozunun icine bakiyorlardi. Icecek dolabindan soda alip koltuklardan birine kuruldu Chen. Sessizligi ilk bozan Xiumin oldu.

"Neyi var?"

"Pro mu?" diye ekledi Kris.

"Buyuk ihtimalle fena firca yemis Kai. Nedenini bileniniz var mi?" hepsi ne oldugunu bilmediklerini ifade eden mimiklerle Chen'e konusmadan cevap verdi.

"Yixing, su an nerede?" diye sordu Kris. Xiumin, bosluga odaklanip bir kac saniye icin dalmis gibi gorundu, sonra yuzunu burusturdu. "Luhan'la birlikte Savory'de, zevkin doruklarinda." dedi.

Luhan ve Yixing'in tek vucut halinde inanilmaz bir uyum ve arzuyla hareket eden goruntuleri Xiumin'in zihninde film gibi belirdi. Luhan, Yixing'in bacaklarinin arasinda gidip gelirken gozlerini Yixing'den bir an olsun ayirmiyordu. Bu guzel, sarisin Cinli cocugun yuzunu ellerinin arasina aldi,

"Gulumse lutfen, gamzeni gormek istiyorum. O kadar guzel ki." dedi. Nefes nefese vucudu yatakta bir ileri bir geri kayan Yixing utanarak gulumsedi. Sag yanaginda cennetin derin bir kosesi gibi duran gamzesi kendini gosterdi. Luhan'in gozleri ates kirmizisina donmustu, buna karsin karsisinda gordugu guzellikten yuzu aydinlaniyordu. Yixing'in once gamzesine sonra da dolgun alt dudagina bir opucuk konduran Luhan hizlandi. Ikisi de tutkuyla patlayarak kendilerini biraktilar. Nefes nefese gogus kafesleri birbirine carparken Luhan dogruldu ve hala gulumseyen Yixing'in gamzesine hayranlikla bakti.

Bu goruntulere daha fazla katlanamayan Xiumin'in yuzu karanliklasti, goz bebekleri zifiri bir siyaha burundu, siyahlik zehir gibi gozunun beyazlarina yayiliyordu.
Yixing, Luhan'in altinda rahatsizca kipirdandi, birden nefes almakta zorluk cekmeye basladi. Boguluyor gibi derin derin nefes alip veriyor, goz aklari siyahlasmaya basliyordu. Luhan aniden durdu.

"Yixing! Yixing! Kendine gel! Yixing!" faydasizdi. Yixing Luhan'a cevap veremiyor boguk boguk sesler cikariyordu. Iki elinin tirnaklariyla kendini bir seyden kurtarmak ister gibi bogazini yirtarcasina tirmalamaya basladi. Luhan cilgina donmus gibiydi gozlerini Yixing'in gozlerine dikip odaklanmaya calisti.

"Xiumin, Lanet olsun! Kes sunu! Onu oldureceksin."

"Cok fazla oyun oynamadin mi Luhan, don artik buraya."

"Sana kes sunu dedim! Xiumin YETER!"

"Don buraya hemen."

"Tamam. Kes sunu yeter ki."
Xiumin yuzunde bir tokatla kendine geldi gozleri yine o guzel cikolata kahvesiydi ve saskin saskin karsisindaki adama bakiyordu.

"Sen gerizekali misin? Napiyordun oyle!"  Chanyeol, Xiumin'i kendine getirmisti. "Bunu bir kez daha yaparsan basina nelerin gelecegini bilmiyor musun?"

"Ben... Ben kendimi kaybettim, Chanyeol. Uzgunum."

"O'na bir sey olursa Pro hepimizi yok eder." diye ekledi Kris, Chanyeol'e destek veriyordu.

"Gercekten, uzgunum."

Diger tarafta otel odasinda Yixing'in boynu kendi tirnak izleri nedeniyle kan icinde kalmisti. Gozleri yavas yavas normal goruntusune donerken, nefes alis verisi de duzene giriyordu.
Luhan, endiseli gozlerle Yixing'e bakip "Iyi misin?" diye sordu.

"Biri beni boguyordu sanki, nefes alamadim." Yatakta zar zor dogruldu. Derin derin nefes alip vermeye devam etti. Bu sirada Luhan'in gozu Yixing'in az once kanlar icinde kalan boynundaki ciziklere kaydi. Yavas yavas izler kayboluyordu. ~gucunu kullanabiliyor mu?~ diye sordu kendi kendine. Emin olmak icin Yixing'in yuzunu ellerinin arasina aldi, "Gozlerime bak Yixing." dedi. Yixing, yeni yeni hayatla parlayan gozlerini yavasca Luhan'in neredeyse koyu kirmizi tonlardaki gozlerine odakladi, utanctan yanaklari pespembe olmustu. Luhan, Yixing'in zihninde cok kisa bir yolculuga cikip geri dondu.

"Sanirim iyisin." dedi sakince, ellerini cekip yataktan kalkti ve odanin icinde agir adimlarla dolasmaya basladi. ~Hala gucunun farkinda degil. Yaralari o kadar cabuk iyilesiyor ki kendini yaraladiginin farkina varmadan her sey eski haline donuyor. Belki de o sirada zihninden o anlar da siliniyordur.~ diye konusan icindeki sesin, urettigi teoriye kulak kabartip dalgin dalgin gezindi.

"Evet iyiyim." Luhan'i dalginligindan sokup kendine getirdi bu cumle.

"Yixing, saat gec oldu, sen gec kalacaksin ve ben de gitmeliyim."

"Jongin beni kandirdi." dudaklarini buzup Luhan'a kacamak bir bakis atti.

"Harika bir aksam gecirmeme neden oldugu icin O'na tesekkur edecegim." seytani gulumsemesi geri gelmisti, yanaklari daha da pembelesen Yixing'e seksi seksi bakti.

"Sanirim ben de."

Yixing'i yurdun onune kadar birakan Luhan, bir an once Tradianen'e donmek icin yanip tutusuyordu. Bahceye giren sari sacli masum cocugu izledi ve oradan hizla uzaklasti.
Tradianen'e dondugunde, herkesi ortak salonda yeni avlar hakkinda koyu bir sohbetin icinde buldu. Sakince gidip Xiumin'in yanina oturup kolunu omzuna atti ve onu kendine cekip yuzunu gogsune bastirdi.

"Bir daha boyle bir sey yaparsan geri kalan hayatini kendini gercekten bir sincap sanarak ormanda gecirirsin." dedi tehditkar; ama sakin bir tonla.

Derin dusunculere dalmisti duyduklariyla birazcik kalbi kirilan Xiumin, Luhan'i ilk tanidigi gune...

Xiumin kendi dovus sanatlari okulunun yeni donem kayitlari icin ilan bastirdiktan sonra yardimcisiyla beraber tum gun agaclara, ilan panolarina ve duvarlara ilan yapistirip yoldan gecenlerin ellerine tutusturdu. Ertesi gun bir onceki donemin ogrencilerinin neredeyse tamami kayit yenilemek icin okula gelmislerdi. Aksamustu spor salonunun kapisindan uzun boylu ince yapili kumral bir genc girdi. Yuvarlak gozleriyle salonun her yerini bastan asagi inceleyerek Xiumin'e yaklasti.

"Merhaba." dedi.

"Merhaba." diye karsilik verdi Xiumin, ilk gunun ilk yeni ogrencisi gozuyle bakiyordu karsisindakine.

"Taekwondo ogrenmek icin okulunuza katilmak istiyorum." dedi.

"Tabi." arkasinda durdugu bankodan bir kayit formu cekip genci yan tarafta koltuklarin oldugu bir oturma bolumune aldi. Beraber karsilikli koltuklara yerlesirken formu gence uzatti ve kisaca bahsetmeye basladi.

"Haftada 3 gun baslangic grubu icin temel egitimlerimiz var. Cuma, cumartesi, pazar gunleri temel egitimler bunun disinda bes gun boyunca tekrar ve ust seviye calismalari yapiyoruz. 4 adet hocamiz var. Onlardan biri benim ve temel egitimleri ben veriyorum."

Genc kumral cocuk bir yandan Xiumin'i dinliyor bir yandan da formu dolduruyordu. Tamamlayinca Xiumin'e uzatti. Xiumin, forma kisa bir goz attiktan sonra, "Aramiza hos geldin, Luhan." dedi.

"Tesekkur ederim. Daha once biraz egitim almistim; ama yarida birakmak zorunda kaldim."

"Dudagindaki yara izi o egitimden mi kalma."

Elini dudagina goturdu, parmagiyla alt dudagini oksadi. "Ah hayir, eski bir hikaye." dedi.
O gun oradan ayrilan Luhan, ilk cuma gunu okula geldi. 10 kisilik bir grup esliginde ilk temel taekwondo egitimini almaya basladi. Onu takip eden gunlerde egitimlerine hic goze batmadan devam etmisti. Genellikle her egitimden sonra ogrenciler dagilinca o salonda kalir Xiumin'le gunun degerlendirmesini yapardi. Xiumin, Luhan'in kas gucune ve ogrenme becerisine hayran kaldigini her firsatta dile getiriyor, Luhan'a karsi ilgisinin oldugunu da acik acik beden diliyle belli ediyordu.

Yine egitimin bittigi bir gun, Luhan herkesin okuldan ayrilmasini bekledi. Xiumin okulu kapatmadan once dusa girmisti, o da pesinden... Duslar tamamen acikti sadece kucuk paravanlarla birbirinden ayriliyordu. Xiumin, sampuanli saclarini durularken Luhan arkasindan yaklasti, birinin onu izledigini  hisseden Xiumin ani bir hareketle donup Luhan'i yakalamaya calisti; fakat Luhan ondan daha hizliydi, Xiumin'in bilegini kavradi ve onu hic guc sarfetmeden dusun altinda duvara yapistirdi.

"Aklindan nelerin gecitigini ve hareketlerinle gonderdigin sinyallerin ne anlama geldigini biliyorum." dedi arzudan alev alev yanan gozleriyle, Luhan.

"Yani o yuzden burdasin." dedi Xiumin ve uzanip Luhan'i optu. Aralarindaki arzunun yaydigi atesin yaninda dusun sicak suyu, serin bir dokunus gibi vucutlarindan akip gidiyordu. Xiumin, Luhan'in hicbir sey yapmadan verdigi emirlere harfiyen uyuyor vucudunu ona teslim ediyordu. Sanki Luhan beyninin icindeydi ve onunla bir cocugun oyuncagiyla oynamasi gibi oynuyordu. Bu Xiumin'in arzularini fazlasiyla korukleyerek kendini daha da kaybetmesine neden oldu.
Bu atesli, egitim sonrasi faaliyetleri bir hafta boyunca soyunma odasinda, Xiumin'in odasinda ve dusta surup gitti.

"Heeeyyyy Baozi!" Chanyeol'un sesi Xiumin'i tum bu yakin gecmisteki anilarindan sokup cikardi.

"Ne var dev yaratik?"

"Dostum, herkes uyudu, sen kaldin burda. Iyi geceler." diyip Chanyeol esneyerek ve kollarini iki yana gererek ortak salondan cikip odasina gitti.

Gercekten, salonda sadece Xiumin kalmisti, Luhan bile onu orada oylece birakip odasina mi cekilmisti. Sinirlenip kanepeden kalkti ve Luhan'in odasina yol aldi. Luhan'i uyandirmak istercesine kapiyi sertce acip odaya daldi. Kapinin acilma sesiyle Luhan'in uyanmasi neredeyse ayni anda olmustu.

"Beni orada birakip gittin."

"Guzel anilarini bolmek istemedim. Yeniden yasiyor gibi heyecanliydin."

"Aaah, zihnime girmekten vazgec artik, Rudolph." yeterince kizgindi karsisinda kollari boynunda yatakta sirt ustu oturan muhtesem varliga.

"Rudolph?" Icten ve bir senfoninin kusursuz notalari gibi ahenkli bir kahkaha koyverdi Luhan.

"Kirmizi bir burnum oldugunu sanmiyorum, henuz yeni yil doneminde de degiliz."

"Dalga gecme benimle. Yoksa senin de canina okurum." cikolata kahvesi gozbebekleri yeniden zifiri siyaha donmeye baslarken, ayaklari istemsizce yataga dogru hareket etti, kocaman beyazlar icindeki yataga tirmanip Luhan'in yana dogru actigi koluna kafasini koyup yanina uzandi.

"Oysa ben cikolata rengi gozlerini daha cok seviyorum." dedi Luhan. "Seni uyardim, bir daha boyle bir sey yaparsan seni cok agir cezalandiririm, kucuk sincap."

Xiumin, bundan nefret ediyordu. O'na karsi hicbir gucunu kullanamiyor; her seferinde kilini bile kipirdatmadan istedigini elde eden bu adam icin hem arzudan hem de ona karsi gucsuzlugunden deliye donuyordu. Goz bebekleri istemsiz yeniden cikolata kahvesine donmustu bile. Simdi Luhan'in sicacik koruyucu golgesinin tadini cikarir olmustu.

"Unutma ki ben de senin zihninden gecenleri gorebiliyorum, Luhan."

"Emin misin? Sence su an ne dusunuyorum." seytani gulumsemesi ve atesli koyu kirmizi gozleriyle yandan bir bakis atti Xiumin'e. Isareti alan Xiumin bir anda firlayip Luhan'in kucagina oturdu. yuzunu ellerinin arasina alip onu opmeye basladi. Nefesleri birbirine karisirken "Seni oldurmek istemiyorum," diye kesik kesik tehdidini savurdu Luhan'a. Gozlerinin kirmizisi daha da belirginlesen Luhan ani bir hareketle Xiumin'i yataga sirt ustu civiledi. Yataktan kalkip karsidaki koltuga bacak bacak ustune atarak oturdu. Xiumin'in kollari iki yana acilip basinin uzerinde birlesti, bacaklari aralandi. Hicbir sekilde hareket edemiyordu. Var olmayan eller tum vucunda geziniyor, yine var olmayan dudaklar her yanina kizgin demir basar gibi opucukler konduruyordu. Gorunmez eller, Xiumin'i belinden kavrayip kalcalarinin yukari kalkmasina neden oldu ve yine gorunmez dudaklar gobek deliginden kasiklarina dogru atesten bir yol cizdi; kalcalari daha da yukari kalkmisti simdi. Bi an da haykirdi, icine giren Luhan'in gidip gelislerini en derinlerde hissediyordu. Vucudu, tum sinirleri, tum kaslari ayni anda gerildi.

Xiumin yatakta kendi kendine arzuyla kivranirken Luhan oturdugu yerden odaklanmis gozleri kapali ayni tutkuyu kendi icinde hissederek ona iskence etmeye devam ediyordu. Xiumin bu yogun sehvet ve gelis gidislere dayanamadi, onlarca parcaya ayrilarak kendini kaybedip patladi ve yataga gomuldu.  Luhan oldugu yerden ayaga kalkip, Xiumin'in yanina kivrildi, onu kendine cekip sarildi, "Bir daha beni asla tehdit etme." dedi yine olumcul sakinlikteki ses tonuyla.

Yogun patlamanin verdigi agirlikla hareket edemeyecek kadar yorgun olan Xiumin, "Tamam." diyebildi ve derin bir uykuya kendini birakti.

"Iste benim sincabim." yuzundeki seytani siritis gitmis tatli bir gulumseme gelmisti. Kafasini Xiumin'in saclarina gomup uyudu.

Sabahin ilk isiklariyla yattigi yerden enerjik bir sekilde firlayip alt kata spora gitmek icin giyindi. Bugun onun av gunuydu ve Baekhyun denen cocugu bulmasi gerekiyordu. Apgujeong'ta bir moda tasarim atolyesinin sahibi oldugunun bilgisini vermisti ona Pro.
Hazirlanip koridora cikinca Luhan'la karsilasti.

"Gunaydin, Channie!"

"Gunaydin baby deer, bana eslik edecek olman ne guzel."

"Yalniz keyifli olmazdi zaten."birbirlerine gulumsediler Chanyeol kolunu Luhan'in omzuma atti ve beraber salona indiler. Bir sure eglenceli ve rekabet dolu agirlik kaldirma calismalarinin pesinden biraz dinlenmek icin oturdular.

"Beni cok zorluyorsun. Giderek gucleniyorsun."

"Egitimlerin hicbirini kacirmadim Lulu, gucumu gelistirmek icin bunlara ihtiyacim oldugunu soylemisti Pro."

"Dev bir yaratiga gore cok da esneksin." siritarak Chanyeol'un omzuna yumruk atti.

"Ucmanin birinci gerekliligi. Sen de o minicik vucuduna ragmen fazla guclusun." gulustuler. Sonra birden hava ciddilesti. Chanyeol, ayaga kalkip spor aletlerinden birine dogru giderken; "Xiumin'i kontrol etmelisin, Luhan. Cok buyuk bir guce sahip ve sinirlendiginde kontrol edemiyor."
Gozlerine gri bir perde inen Luhan Chanyeol'e hak verdigini belirtir bir ifadeyle, "Sanirim, O'nu
Chen'in egitmesi gerekecek."

"Bunu isteyecegini sanmiyorum."

"8 ay oldu Chanyeol, artik ogrenmesi gerekir. Neredeyse her avda ayni seyleri yasiyoruz. Bir gun Pro, boyle seyler yaptigini ogrenirse onu yasatmaz."

"Pro demisken, dun Kai Pro'nun odasindan ciktiktan sonra kendini odasina kilitledi ve tum aksam cikmadi.

"Neden?" konunun ne oldugunu tahmin eden Luhan, bunu Pro'nun nasil ogrenmis olabilecegini merak ederek daldi.

"Bilmiyorum. Oysa ki Yixing olayinda sorun da cikmadi degil mi?"
Chanyeol'un sesiyle irkilip kendine gelerek "A... Ne? Yoo yoo hayir. Tek sorun hepimizin sahit oldugu uzere Xiumin'in onu oldurecek olmasiydi."

"Gucunu kullanabiliyor mu peki?"

"Evet; ama zihninde kesintiler oluyor, kisa devre gibi, yaralandigi ve iyilestigi anlari hatirlamiyor."

"Cok garip. Neyse dostum, benim yeni av icin hazirlanmam lazim. Size bugun egitimde bol sans."

"Tesekkurler, Channie."

"Ve sanirim yeni avi kendime saklayacagim." seytanca gulumseyip goz kirpti.

"Sen bilirsin ben de boylece hem Kai'yi gorur neler oldugunu ogrenmeye calisirim ve tabi biraz da Xiumin'i yatistirabilirim."

Saat 10 gibi tamamen hazirlanmis bir sekilde odasinin balkonuna cikti, derin bir nefes alip kendini bosluga birakti ve bir anda jet gibi yukseldi. 2 dakika sonra bir evin bahcesinde arabasina binmek uzere olan bir gencin arkasindaydi; o farketmeden yaklasip gencin yuzunu eliyle kapatti ve onu tek eliyle kucaklayip bir anda yukseldi, yere indi. Ani basinc degisimine maruz kalan genc kendinden gecip bayilmisti. Genci evine geri goturdu ve ona minik bir igne yapti. ~sanirim hafiza silmeyi ogrenene kadar bu lanet seyleri kullanmaya devam edicez. pfffttt~ diye gecirdi icinden. Kapidan cikarken gencin telefonu calmaya basladi. Chanyeol en seytani gulumsemesini yuzune takip "Iste basliyoruz." dedi.

Apgujeong'ta moda tasarim atolyesinin arka sokaginda ayaklari yavasca yere degdi. Iki eliyle saclarini duzletip, on tarafa dogru yurudu ve kapiyi acip iceri girdi. Atolye'de hummali bir kosusturma vardi. Herkes cok gergin ve aceleyle hareket ederken gozu, bir prova mankeninin uzerindeki ceketle oynayan kisa boylu, koyu sari sacli genci farketti. Agir adimlarla ona dogru ilerlerken kisa boylu bir kiz yolunu kesti.

"Nasil yardimci olabilirim."
~Onumden cekilerek, mesela~ dedi icinden Chanyeol ama agzindan cikan ses daha kibar ve sakindi.

"Byun Baekhyun'u gormek istiyorum."

"Ah iste orada." diye isaret edip onunden cekildi. Chanyeol, Baekhyun'a dogru yurudu ve arkasinda durunca kendini farkettirmek ister gibi bogazini temizledi.

Baekhyun firtina gibi arkasina donup tam bagirmak icin agzini acmisti ki karsisinda duran, uzun boylu, sekilli vucutlu ve cok yakisikli genci gorunce acik olan agzi daha da acildi. Kendini yeniden toplarmaya calisip, "Nasil yardimci olabilirim?" diye sordu.

"Ben modellik yapiyorum ve yarin defile sonrasi katilmam gereken bir kokteyl var. Elinizde hazir parcalar varsa denemek isterim."

"Modellik mi?" Baekhyun'un menekse rengi lenslerinin ardindaki goz bebekleri umutla parladi.

"Bana yardim edersen sana cok uygun seyler bulabilecegimden eminim."

"Size nasil bir yardimim dokunur bilemiyorum."

"Haftaya benim de bir defilem var. Son bir prova almam gerekiyor; fakat lanet olsa model mankenim telefonlarima cevap vermiyor."

"Tabi ki yardimci olmak isterim; ama olculer konusunda sorun yasamazsiniz umarim."
Baekhyun bir kac adim geri cekilip kendi etrafindan donmesi icin Chanyeol'e isaret verdi. Chanyeol geri cekildi, sonra arkasini dondu ve yeniden Baekhyun'e yuzunu cevirdi.

"Mukemmel olcu uyumlari... Benimle gel." dedi Baekhyun parlayan menekse lensleriyle.
Chanyeol'u arka taraftaki prova bolumune goturdu. Baekhyun'un asistanlarindan biri de peslerinden geldi.

Chanyeol uzerindekileri cikarip sadece boxer ile hazir bir vaziyette beklemeye koyuldu. Asistan askidan ilk pantolon ve sadece yelekten olusan bir kombinasyonu indirdi, Chanyeol'e giymesi icin uzatti. Tipki gercek bir model gibi hizli ve profesyonel bir sekilde pantolunu uzerine gecirdi ve yelegi giyip iliklemeye baslayacakken, Baekhyun onu durdurdu. Karsisinda kendi sanat eserine bakan heykeltiras gibi bir sure izledi. Sonra Chanyeol'e yaklasip yelegin dugmelerini kendi ilikledi. Arka tarafina gecti, bel kismindan biraz cekistirip igne ile isaretledi. Asistan ikinci kombinasyonu, ucuncu kombinasyonu ve geri kalanlari sirayla Chanyeol'e giydirdi, Baekhyun hizli hizli gerekli olanlarda duzeltmeleri ya da isaretlemeleri yapiyordu. Her firsatta da yumusacik ve narin parmaklariyla Chanyeol'un teninde gezintiye cikmayi ihmal etmiyordu. Bu dokunuslar karsisinda Chanyeol'un buz gibi durmasi ise Baekhyun'u cileden cikarmisti. Kimse O'nun sehvetli dokunuslarina karsi koyamazdi.

Yaklasik 3 saaatin sonunda isleri bitti. Baekhyun, Chanyeol'e kendisine yardimci olmasina tesekkur olarak yeni tasarimlarindan en begendigi iki parcayi hediye etti.

"Bunlar, en yeni tasarimlarim ve dunyada gorucuye cikacaklar. Ama sanirim en iyi senin uzerinde durdu."

"Tesekkur ederim." diye karizmatik bir gulusle karsilik verdi Chanyeol.

"Bir yemege ne dersin? Belki biraz is konusuruz."

"Bana is teklif etmeyi mi planliyorsun?"

"Isini aksatan insanlardan nefret ediyorum. Bu da demek oluyor ki o sorumsuz model bozuntusuyla calisamam. Tabi eger sen de istersen..." derken elini Chanyeol'un kolunda bir asagi bir yukari hafif hafif gezdiriyordu.

"Baska istedigin seyler da var gibi." Chanyeol'un gozbebekleri tutusmustu.

"Herkes bir seyler ister. Yemege gidiyor muyuz?"

"Pekala gidelim o zaman. Bildigim harika bir yer var."

"Tamam, ben su son islerimi tamamlayip 2 dakikaya kadar geliyorum." sehvetli bir bakis atip Chanyeol'un yanindan uzaklasti.
Chanyeol, Kris'i aradi.

"Efendim, ufaklik."

"Kris, Savory'ye geliyoruz. Restorant seflerinden birine soyler misin 2711'e romantik bir yemek servisi hazirlatsin. Yaklasik yarim saat kadar sonra orada olacagim."

"Wooaaahhh, bizim bebek devimiz, romantik bir avci mi olmus."

"Dostum, adam moda tasarimcisi, fazla romantik ve fazla narin."

"Biliyorum, biliyorum. Iyi dusunmussun Channie, tamam soylerim cocuklara hazirlarlar bir seyler."

"Tesekkurler, Benben." telefonu kapatti.

"Tamamdir, cikabiliriz." dedi gulumseyerek yanina gelen Baekhyun.


...


"Okul bitince napicaksin, Sehun."

"Bilmiyorum Tao. Belki ben de senin gibi unlu bir manken olurum."

"Seninle, rakip olmak eglenceli olurdu."

17 comments:

  1. mümkünse diğer bölümü alalım:( ay hemen istiyorum hemen. çokzel olmuş gerçekten

    ReplyDelete
  2. MÜKEMMEL MÜKEMMEL MÜKEMMEL!!!!!! DEVAMINI BEKLİYORUM KESİNLİKLE!! *-*

    ReplyDelete
  3. Hanım senin bana garezin mi var 2 bölümdür nebçim yerlerde bırakıyon hikayeyi. Bi de biraz uzatcam dedin ama çok uzamamış sanki daha uzun olur diye umuyodum ben. (evet yetmedi ;____;) 5. part diye yakana yapışırım yakında ama şimdilik LuLay deyu hayaller aleminde gezindiğimden elleşmiyom.

    O değil de çok şokella bi hikaye çıkmış burdan valla bravo yazmak cidden yetenek işi onu anladım ben. Şu züper güçleri sıkıştırman çoheyi olmuş doyamadım ben o güçlere. Ama sen başına iş aldın diyim, bundan sonra rahat bırakmam seni. İlerleyen bölümleri merakla bekliyoz haydi bakam. :O:O:O

    P.S.: Bundan sonra her bölümün altına böyle yorum bırakcam. Öptüm.

    ReplyDelete
  4. ne bilim yiiaaa bana uzun gibi geldiydi sanki :))) timam timam basladim yazmaya zaten hanim...

    olim ole rastgele bir yerde birakinca tadi mi olur. beni hep bole can alici yerlerde bekletiyolardi sevdigim yazarlar, bende acisini sizden cikariyom (kendimden cikmiyo sanki)

    PS: Seviyom seni

    ReplyDelete
  5. ırıspı oldu hepsi sdkjgshjhsd hala daha anlamadım niye cemaate kabul için sevişiyolar, cemaat naapıyo, rakipler kim, çocukları toplayıp naapacak, bütün dünyayı gay mi yapacak pro, amacı ne :")
    Luhan herkesleri yedi hikayede başka da bişey bilmiyom ben. bula bula bu azgını mı buldum Xiu'ma ben oy dağlar...

    ReplyDelete
  6. hanim bu hikayeye hakim olabilmek icin her ayrintiyi hatirlamak sart olacak, fantastige gidipte gucleri gorunce cematinde "nega ulf" cemaati oldugunu anlarsin :)))

    ReplyDelete
  7. nihayet okudum kendimden geçtim ve bitirdim.. çok zor şartlar altın fik okumaya çalışıyom ondan saygı lütfen.. Allah cezanı vermesin Eylül, nerden kattın beni bu hikayeye Eylül, yatacak yerin yok Eylül diye tüm sevgimi sana kustuktan sonra ohaaaaa laağğğğnnn nabtın sennnn diye hayret duygumu şaha kaldırıyorum.. çohsel olmuş oluum.. ne yazıkki çok türk fanfik okumayı sevmesemde şimdiye kadar okuduklarım arasında hemen diğer bölüme geçme arzusu uyandıran nadideler arasına aldım bu hikayeyi.. Ahh Eylül hayın Eylül zalım Eylül...
    soru 1) oluum bunnar nereye girdiler lan böle illularamı karıştılar 3lere 5leremi karıştılar seks tarikatınamı girdiler genel evemi düştüler??
    soru 2) daha çok sevişeceklermi??
    soru 3) 2 rakip var diyosun öbür rakibide hikayeye dahil edecenmi?? adamlar hortumlarını tokuşturacakmı??
    soru 4) sevişeceklermi??
    soru 5) Luhanımı benlede yatacakmı??
    soru 6) sevişeceklermi???
    bu hepsini istiyom... allam neler neler düşünüyom şuvan.. senin hikayen yüzünden dinlenmesi için yedek klübesine aldığım Luhanımı yeniden sahaya sürdüm ve deli gibim aşk yaşıyoz.. hayınsın Eylül, zalımsın Eylül...
    tamam hasi tibitırda orda burda çok vakit kaybetmede hemen şu 5. bölümü ver bize :DD:D:

    ReplyDelete
  8. Oy dağlar :))
    İki bölümdür heyecandan yorum yapamadım ama bu bölüme yazayım bir şeyler artık.. valla bi çırpıda okunup gidiyo bölümler yeni bölümü ne zaman yazarsın ki :) fantastik öğelerin olması ayrıca hoşuma gidiyor.
    Bu bölümde sanırım en çok Kai'nin Suho'nun odasında belirdiği kısmı sevdim. Neyse hyung kalemine kuvvet :) yeni bölümü merakla bekliyorum..

    ReplyDelete
  9. aksama 5. bolumu de yayinlarin heralde galiba sanirim dongsaeng.... cok gomawo

    ReplyDelete
  10. Hanım şiiiii bir kkere konusuna bayıldım fantastiklik iyidir sembolleri katmışsın harika olmuş sıradanlıktan çıkmışta zavallım Suo'ya neler oluyor böyle kendini koyuverdi gitti. agdafgsdfsahg
    sonra Kai'nin tribal enfeksiyonu'nun hunharca hat safada çıkması. Okudukça koptum ahhh kaiiii vahhh kaiiiiii nasıl darladı suho'yu asdfghasdfjshgdfajdgsfj
    Luhan zaten hep mükemmel tasvirlerine bayıAHldım. Özellikle Luhan'ı anlatırken ahhh ahhh ne diyim erkek olayım ben o zaman beni de kapatın 2004'e eğer olmayacaksa LuLay olsun o da yeter bir tek ona yar ederim sevgilimi... :"3
    Artı Luhan'ın Kai'ye senide ben getirdim demesi orda bir gece yarısı kahkaha attım bizimkiler uyancak diye ödüm koptu :D ana karakterin niye böyle Suho'dan Luhan'a döndü bilmem =,0
    ayrıca, Bu PRO'nun kafasındakileri merak ettim böyle çocukları kötü yola düşürüp mü elde ediyor bu çıçıklarııığğğ? adsadsfdsadsdgsads

    ReplyDelete
  11. Suho'dan Luhan'a donmedi ilk bolumden beri Luhan zaten hanim :)))
    pro candir o her zaman naaptigini bilir...

    iceri hatundan donme almiyoz hanim. pipiyle dogup hatun gibi hissediyosan aliyoz ama :)))

    ReplyDelete
  12. Sonunda Lulay♥
    Merak ettiğim neden Lulu odaya gelmesini beklemedi de önce oturdu sohbet etti. Genelde konuşmamayo tercih ediyolla. Hem Tradianen'e katıl olayına bile girdi ucundan. Enteresan.
    Lulu'm nası kuğl öyle gadasını aldığım, beni ağına düşürebilin, ben sana katılırım Lulu♥
    Oğluşum Yişink de masum değilmiş gamzesini yidiğim. Oda arkaşıylan kırıştırmalar falan. Anneden gizli napıyon sen leopar donlarını keserim çocuk!
    Bir diğer gizem de varislik mevzusu bak. Acep bunların ikisi de Çinli ya, Luhan Çin'de zengin bi ailenin veliahtıydı da tüydü mü ortadan, aklıma ilk gelen bu oldu ama saçmalamış da olabilirem.
    Eline sağlık Hanımşi, geçiyom diğer bölüme^^

    ReplyDelete
  13. Her seferinde ayni yontemle adam seytmiyolar hanim.... o tamamen keyfe feala rabbike olarak gidiyo, Seducer nasil istiyosa.... :)
    Hikaye Lulu temali gittiginden daha cok kuullugunu gorersin.

    her gizem yolunu bulup ortaya cikar. :)

    ReplyDelete
  14. lulunun beline kuvvet her bölüm her bölüm can mı dayanır. hee süpersonikgaygücüadına LU-LU!
    kai daha da ipnelik yapacak hanım bii gönder hesabını sorayım, sonra pişman olma ;)
    kaiho kapıl üççün ataklarını gördüm ve daa bunun sehunu var tarafsızlığına güveniyom didim (yazara gaz verme çabası vol 30113)
    bak aniden bi şimşek çaktı kafam da hatunnnn o 1401 olan oda numarası neden 1401 onu bi de bana. o 1401 se 2004 kim onu da de. bak onu bilmiyorum suho mu acaba (googlea bakmak zor geldi) -bilinçaltından kaiho vermeye çalışıyorsan kessin o da suhodur kessssin :/-
    neyse nerde kalmıştım.hee bitmiş bu kadarmış. görüşrüz

    ReplyDelete
    Replies
    1. onnar dogum gunlleri.... Kai 14.01 ise 20.04 kimdir bir zahnet hazreti google i bir mincirman lazim....
      Kafanizda belirli fikirlerin olusmasi cok hosuma gidiyo nan, sonrasi icin cok umut veriyonuz :))

      Delete
  15. Vaaay adi Lulu vaaay Hem Xiu kuzusunu el altında tut hem bir avuç çukura tav ol, peşinde sürün İkiside işime gelir gerçi sdjksdsdsdsdbh

    Lulu Kai'nin ilk avında ona kıyak olsun diyerek mi bu kadar ılımlı yaklaştı ki avına (: Yoksa onun tarzı çat pat ah oh falandı :D Neyse ağırdan alması daha hoj ^^

    Kai'nin Suho diklenmesi başımıza iş açacak gelecek bölümde Lulu neden yok istemem diyon ki annem Kai bile peş peşe iki gün çalışırken sen mi yapamıycan ki sen bu işin pirisin dbjhsdskjhvbskdjsdsdftyh

    Aklımda geçen bölümdeki çocuk kaldı bak hamburger kuyruğuna gidesim var


    ReplyDelete
    Replies
    1. bu hamburgercideki cocugun sizden cektigi ney la.... toplastiniz onu merak ediyonuz.... Kris in cazibesine dayanamamis bir fakir iste. askjdhasldkasldkajs

      Lulu agir abi annem... adam hikayenin bas karakteri birakta tesbihi elinde yayilsin

      Delete